27 Haziran 2009 Cumartesi

montaibne

denemeler... 1 2 3 denemeler... 1.2.3 bence olmadı tamam :(

22 Haziran 2009 Pazartesi

içten yanmalı motor

duygusal kevaşe.

hala ehliyet alamadım.

19 Haziran 2009 Cuma

ölüsü değerlenecekler(gıdım nekrofili içermemekte)

şimdi allah gecinden versin, severim yani bişey olmasını istediğimden değil. çok severdim bunları, menajerlikte hep transfer ederdim. ama zaman ilerledikçe unuttuk. sağ kanattan orta yaparken ismini söylemez olduk. ölünce ardından ağlayacaz vay efendim o kadar defans oynadım adını hiç anmadım, hacı o sarı kart aslında haksız yere verildi, kale direğine yapışıp sarkan yeşil sümüğünden o kadar da tiksinmemiştim aslında falan diye. ona üzülüyorum. hadi şimdi bi sevgi silsilesi oluşturup, bu isimleri yad edelim.

jaap stam
emmanuel petit
marc overmars
gary neville
nicky butt
laurent blanc
didier deschamps
emile zola
hayrettin demirbaş

unuttuklarım şimdilik bunlar.

18 Haziran 2009 Perşembe

kaybettiğimiz değerler üzerine derin bir tez

"rumuz"
"internette sörf yapmak"

bunlar kaybettiğimiz değerlerden. işte bunlar. şu yukarda yazanlar. "rumuz" la "internette sörf yapmak" yazıyo ya. onlar işte. sadece ikisi. başka yok. bye.

bir takım sanatçı dostlarım


Serseri Olcay'ı Tanıyalım

ortaokulda sıra arkadaşımdı olcay. bugünlere, oturduğumuz sıraya tırnaklarıyla bişeyler kazıyarak geldi. ne yaptığını benim anlamadığım gibi müdür de anlamadı. çok disipline gitti. ama yılmadı. sanat uğruna her şeyi göze almıştı no peyn no geyndi çünki.

monami 12lik set yanında daim olsun olcay kardeşim. ilerde bi mayami ink filan olasın. tanrıdan bir tek dileğim budur(senin için olanı ama. yanlış olmasın).

yalnız o göt üstündeki "tapınak" olayını anlayamadım olcay?

edit: sen de çok güzel bi abimizdin olcay abi. hosting firmalarının acımasız yüzüyle erken yaşta tanıştın.
http://images.google.com.tr/images?hl=tr&q=serseri%20olcay&um=1&ie=UTF-8&sa=N&tab=wi

17 Haziran 2009 Çarşamba

narkoz sonrası diyaloglar

"Tam bu kadardı"
-- Bülent Bey'i 5 geçe Bülent Hanım

sarsılmaz karizmam #4

trende yer boşalsa da oturmuyorum. sportmen hareketlerle insanların aklını alıyorum. durmak üzere olan trenden aşağı atlamak, en sevdiğim extreme sporların başında geliyor.

ama öne bükük üç buçuk salto denememden sonra tüm bunlara ara vermek zorunda kaldım.

germe açma evler

çadır, bi tentenin altı gibi daha çok.

derme çatma hareketleri

abuk subuk, yalan yanlış işler.

16 Haziran 2009 Salı

sarsılmaz karizmam #3

armonipolisi, kimi raikkonen ve kaamos başlıklarının altına, "harika yazar, harika moderatör, fw çok komik" gibi ironi dolu entryler bırakıyorum. crown'un başlığına, "ironisiz en iyi moderatör" falan deyip aralarını bulandırıyorum, iç kavgalara neden oluyorum, kıskançlık krizleri geçirtiyorum. diğer yandan, "buralar hiç umrumda değil bebek hiç umrumda değil" kokusu fezadan alınıyor.

gerrain gerçekten komik ama adama haksızlık ettiler.

nöronlarımın ağzına sıçan sorular #3

"rafet el roman"daki "el" ne? insan hangi psikolojiyle çocuğunun adını "el" koyar? babasının aklından ne geçiyodu o an? çocukken "eline verim" diye taşak geçmemişler mi hiç? sonra kardeşinin adı ne bunun? hadi babasını geçtim rafet sonradan ekledi o ismi diyelim; bu daha mı normal lan? kim ismini "el" yapmak ister ki?

bi de "el" kelimesini çok kullanınca anlamsızlaşıyo.

grup seks and the city

heyç ti ti pi iki nokta üstüste sılaş sılaş sexandthecity.groups.vox.com

sarsılmaz karizmam #2

hiç rakın koka giden arkadaşım yok.

belki gidiyolar beni çağırmıyolar onu da bilmiyorum gerçi :(

sarsılmaz karizmam

facebook profilime yorum yazanlara cevap vermeyerek koruyorum.

15 Haziran 2009 Pazartesi

daniel craig(son bond james bond eheh) ve memati; iki resim arasında fark bulanlara bostancı sahilinden kolormatik gözlük

1990


bu tarihte doğulur mu lan? tuhaf oğlum. 80lerin sonu 90ların başında çocuk olunur. bebek olunmaz yani. anca doğulur hahaha neyse sıvamadan hemen anafikre geçiyorum; artık 1990'da doğmayı bırakın, çok saçma yani.

iki gönül bir olunca samanlık seyran tepe

ondan bitmiyo yoksa başka konularda problem yok.

"recoba bilmecesi" monomaç gastesi

yıllarca galatasaray'ın peşinden koştuğu uruguaylı golcü alvora recoba; 5 sene evvel iett kuyruğunda çekilen fotoğrafının basına yansımasının ardından, "o zamanlar metrobüs yapılmamıştı, mecidiyeköy'e geçmek büyük sıkıntıydı" diyerek akıllarda soru işaretine neden oldu.

galatasaray sk. halkla ilişkilerden sorumlu bakan hakan ipekçioğulları'ysa, "ya biz ulaşım ve otopark sıkıntımızı, 'şahsi araçlarınızla gelmeyin' afişleriyle çoktan çözdük ama" diyerek kendilerini savundu.

milattan sonra, nerden baksan 2009

... derken türk insanı, deodorantın, arkadaşın burnuna sıkıp, türlü komiklikler yapmanın dışındaki faaliyet alanlarını keşfetti...

03 Haziran 2009 Çarşamba

hani şey oluyosun


süperkahraman. düşmanımın azı dişini çürütme yeteneğim olsa yeterdi. dişteki dolguyu eritebilmek de olabilir. belki gözüne kaymış lens yerleştirmek... bilemiyorum şimdi...